5 bin 300 yıllık cinayetin ipuçları! ‘Buz Adam’ köydeki kavganın kurbanı mı oldu?

Derleyen: Oğuzcan Atış / Milliyet.com.tr – Cansız bedeni tam 5 bin yıldan fazla bir süre boyunca bir buzulun içinde kaldı. Bedeninin gün yüzüne çıkması ise şaşırtıcı bir şekilde küresel ısınmanın etkisiyle oldu. ‘Buz Adam Ötzi’nin hikâyesi asırlar sonra Avustralya-İtalya sınırdaki Similaun ve Hauslabjoch dağları arasında açığa çıktı. Takvimler 1991 yılını gösterdiğinde Ötztal Alpleri’nde yürüyüşe çıkan iki kişinin onu bulmasıyla gün yüzüne taşınan Ötzi, bilim dünyasında da heyecan yarattı. Arkeologlar daha önce en az Ötzi kadar eski olan, özel ritüellerle mumyalanmış, iç organları çıkartılmış, bedensel bütünlüğü korunması için bazı kimyasallara maruz kalmış bedenlerle karşılaşmıştı. Fakat Ötzi’nin çok daha farklı bir özelliği vardı. Hayatını kaybettiği yerde donan, uygun iklim koşulları sayesinde günümüze kadar ulaşan Ötzi, son yıllarda ise cinayet soruşturmasıyla gündeme geldi. İşte yıllara meydan okuyan gizemli ‘Buz Adam’ cinayetinin artık son düzlükteki ipuçları.

VÜCUDUNDA TAM 61 ADET DÖVMEYE RASTLANDI

90’lı yılların hemen başında ortaya çıkan Ötzi’nin bedeni üzerinde yapılan incelemeler, önemli soru işaretlerinden bazılarını gidermişti. Ötzi, öldüğü esnada 45 yaşındaydı. Boyu 1 metre 60 santimetreydi ve yaklaşık 50 kilogram ağırlığında olduğu tespit edildi. Vücudunun çeşitli yerlerinde tam 61 adet dövme bulunan ve bu özelliğiyle dünyanın en eski dövmelerini vücudunda barındırdığına inanılan Ötzi’nin hayatını kaybettiği esnada omzuna bir ok saplandığı ve bu okun, üzerindeki pelerini hafifçe yırttığı da not edildi. Yapılan incelemelerde ayrıca Ötzi’nin bilek, el ve gövdesinde birçok yaraya sahip olduğu da fark edildi. Küresel ısınmanın da etkisiyle Ötzi’nin cansız bedeninin asırlara meydan okuyarak günümüze ulaşması bir zaman sonra yerini bir cinayet soruşturmasına bıraktı. Bugüne dek Ötzi’nin ölümü üzerine birçok iddia ortaya atıldı. En ön plana çıkan iddia ise elbette Ötzi’nin bir cinayete kurban gitmesi üzerineydi.

2017 yılına gelindiğinde bu cinayet iddiasının araştırılması için daha kapsamlı bir çalışmaya imza atıldı. Hatta soruşturma kapsamında Ötzi’nin bedeninin sergilendiği İtalya’daki Güney Tirol Arkeoloji Müzesi’nin direktörü Angelika Fleckinger, Münich Polis Teşklilatı’nda görev yapan dedektif Alexander Horn’u müzeye davet etti.

‘TAM 5 BİN 300 YILLIK BİR DOSYAYA BAKMAM İSTENİYORDU’

Dedektif Alexander Horn, Avusturya sınırına yakın bölgedeki Güney Tirol Arkeoloji Müzesi’nden aldığı daveti öğrendiğinde zor bir durumla karşı karşıya olduğunu fark ettiğini söyledi. Horn, o anki hislerini şöyle anlattı:

“Benimle ilk iletişime geçildiğinde bunun çok zor bir vaka olduğunu düşündüm. Çünkü ölümünün üzerinden binlerce yıl geçmiş birinden bahsediyoruz. Daha önce baktığım faili meçhul davalar 20, bilemediniz 30 yıllıktı. Bu defa tam 5 bin 300 yıllık bir dosyaya bakmam isteniyordu. İlk başta cesedin çok kötü durumda olduğunu düşünmüştüm. Ancak gidip görünce daha önce çalıştığım davalardaki cesetlerden daha iyi durumda olduğunu gördüm.”

DÖVMELERİNİ TEDAVİ AMACIYLA YAPTIRMIŞ

Cesedin bulunmasından 10 yıl sonra, Ötzi’nin bedeninde sırtına saplanmış olan okun ucu bulunmuştu. Ancak henüz o dönemlerde Ötzi’yi tam olarak neyin öldürdüğünü saptayacak yeterli bilgiye ulaşılamamıştı. Fakat yıllar içinde gelişen teknikler sayesinde Ötzi’ye ait daha çok bilgiye erişildi. Ötzi’nin bedenindeki dövmelerin haritası çıkarıldı ve bu dövmelerin o dönemde günümüzdeki kullanımının aksine tedavi amacıyla yapılmış olabileceği sonucuna varıldı.

BAHAR YA DA YAZ BAŞINDA ÖLDÜĞÜ DÜŞÜNÜLÜYOR

Tüm bu çalışmalar sırasında dedektif Horn’un dikkatini çeken en önemli detay, Ötzi’nin sindirim sistemiyle ilgiliydi. Yapılan polen analizleri sonucunda Ötzi’nin muhtemelen bahar sonu veya yaz başında öldüğü sonucuna ulaşıldı. Yine aynı çalışmalarda Ötzi’nin ölümünden önceki iki gün boyunca üç çeşit yemek yediği ve çok uzun mesafeler yürüdüğü tespit edildi. Başparmağındaki yaranın yeni iyileşmeye başladığını gören bilim insanları, bu yaranın 1 ila 1 günlük olduğunu söyledi.

Ötztal Alpleri’ndeki Ötzi Anıtı, İtalya ile Avusturya sınırında yer alıyor. Bu anıt 1991 yılında Ötzi’nin bulunduğu yeri işaret ediyor.

‘MUHTEMELEN KAVGA ETTİĞİ KİŞİYİ ÖLDÜRDÜ’

Kanıtları inceleyen dedektif Horn, ‘Buz Adam’ın vadinin aşağısındaki köyde bir kavgaya karışmış olabileceğinin ve hatta bu kavgayı kazanmış olabileceğinin üzerinde duruyordu. Ötzi’nin yarasının bir ‘savunma yarası’ olduğunu söyleyen Horn, şunları söyledi:

“Vücudunda başka bir yaralanmaya rastlanmadı. Büyük bir morluk ya da bıçak yarası yok. Dolayısıyla muhtemelen kavgayı kazanan kişi Ötzi oldu. Hatta muhtemelen kavga ettiği kişiyi öldürdü.”

Ötzi’nin kavgaya karıştıktan sonra köyden aldığı yeni malzemelerle köyden ayrıldığını ve dağlara çıktığı da tahmin ediliyor. Ötzi, yaklaşık 3 bin metre yükseklikte kamp kurdu ve öldürüleceğinden habersiz şekilde son yemeğini yemeye başladı.

‘ÖLÜMÜ HIZLI GERÇEKLEŞMİŞ OLABİLİR’

Çalışmalar sonucu elde edilen bulgular ışığında Ötzi’nin nasıl öldüğüne ilişkin tahminini açıklayan Alexander Horn, şu yorumlarda bulundu:

“Yemek yedikten kısa bir süre sonra yaklaşık 30 metre mesafeden atılan bir okla ölmüş olabilir. Sırtına saplanan ok, onu ciddi bir şekilde yaralamışa benziyor. Böyle bir yaranın tedavi edilmesi günümüzde dahi zor. Hayatını hızlı bir şekilde kaybetmiş olma ihtimali yüksek.”

‘KİŞİSEL BİR HUSUMET VAR’

Dedektif Horn, cinayet sebebinin arkasında kişisel bir düşmanlık olduğunu tahmin ettiğini söyledi ve Ötzi’yi ölüme götüren cinayetle ilgili şunları söyledi:

“Katil, değerli bakır baltası da dahil olmak üzere Ötzi’nin eşyalarını geride bıraktığı için bu cinayetin soygun için işlendiğini söylemek zor. Katil bu malzemeleri köye getirerek dikkatleri üzerine çekmek istememiş olabilir. Bu cinayetin arkasında kişisel bir husumet olduğunu düşünüyorum. Bu belki de köyde yaşanmış olan kavganın tırmanarak devam etmesi sonucunda işlenmiş bir cinayet. Ötzi’ye saldıran kişi bu sefer şansını yakın mesafeden denemek yerine uzaktan ateş etmiş ve onu öldürmüş.”

Horn, Ötzi davası ile alakalı son olarak şunları söyledi: “Elde ettiğimiz bulgular ne kadar ayrıntılı olursa olsun bir parça her zaman eksik olacak. Açıkçası ‘Buz Adam’ın katilini net bir şekilde bulacağımız konusunda çok iyimser değilim.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir