Türk ve Suriyeli Öğrenciler Arasındaki Yerleştirme Farklılıkları Gündemde

CHP Adana Milletvekili ve TBMM KİT Komisyonu Üyesi Orhan Sümer, üniversite yerleştirme sonuçlarının ardından dikkat çekici bir durumun ortaya çıktığını belirtti.

Özellikle Türk ve Suriye uyruklu öğrencilerin yerleştirme sonuçlarında yaşanan farklılıkları ele almak amacıyla bir yazılı soru önergesi hazırladı.

Sümer, başarı sıralamaları birbirine oldukça yakın olan öğrencilerin, Türk uyrukluların iki yıllık bölümlere yerleşirken, Suriyeli öğrencilerin yüksek puanla “Tıp, Diş Hekimliği ve Eczacılık” gibi popüler bölümlere girmesinin soruları gündeme getirdiğini söyledi.

Sümer, üniversite yerleştirme sonuçlarının açıklandığı gün, Türk uyruklu öğrencilerin çoğunlukla iki yıllık programlara yerleştiğini, Suriyeli öğrencilerin ise prestijli bölümlere girmesinin bazı sorular doğurduğunu vurguladı.

Türkiye’de yabancı uyruklu öğrencilerin yerleştirilmesinde uygulanan yöntemlerin bilindiğini ifade eden Sümer, bu durumun Suriyeli öğrencilerin yüksek puanlı bölümlere yerleşmesi için özel bir uygulama yapılmışsa bunun ciddi bir sorun olduğunu dile getirdi.

Milli Eğitim Bakanlığı’nın, kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla önergesinde yer alan sorulara tatmin edici yanıtlar vermesi gerektiğini belirtti.

Sümer, Hatay’da Kırıkhan Kız İmam Hatip Lisesi’nin üniversite sınavını kazanan öğrencilerini iki ayrı listeyle duyurduğunu ifade etti. Türk öğrencilerin çoğunun iki yıllık programlara yerleşirken, 22 Suriyeli öğrencinin tıp ve diş hekimliği gibi alanlara girdiğini aktardı.

Türkiye’de her üniversitenin 2 yıllık ve 4 yıllık programları için belirlenen kontenjanların olduğunu hatırlatan Sümer, bu kontenjanlara kaç yabancı uyruklu öğrencinin yerleştiğinin açıklanması gerektiğini söyledi.

Türk gençlerinin geleceğinin, mevcut hükümetin politikalarıyla tehlikeye atılmasına izin vermeyeceklerini dile getirdi.

Ayrıca, ülkedeki genel duruma da değinen Sümer, Türkiye’nin şu an zorlu bir süreçten geçtiğini ifade etti. Her geçen gün yeni bir skandalın ortaya çıktığını ve şehir merkezlerine kimlerin bırakıldığı hakkında belirsizliğin sürdüğünü kaydetti.

Saray iktidarının, Türk gençliğinin geleceğinden çok yandaşları ve diğer ülkelerden gelen göçmenlerle ilgilendiğini savundu.

Türkiye’deki gençlerin büyük çoğunluğunun eğitim, iş ve gelecek kaygıları ile uğraşırken, hükümetin bu durumu göz ardı ederek pembe bir tablo çizmeye çalıştığını eleştirdi. Orhan Sümer, Türk gençliğinin geleceği için daha fazla sorumluluk alınması gerektiğini belirtti.

Yorum yapın