CHP Adana Milletvekili ve TBMM Kit Komisyonu Üyesi Orhan Sümer, emeklilerin ve asgari ücretle çalışanların geçim sıkıntısına ilişkin endişelerini Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı. Sümer, “Emekli maaşıyla geçinmek bu kadar kolaysa, o zaman saraydakiler de geçinmeyi denesin” sözleriyle duruma dikkat çekti.
Maaşların yetersizliği üzerine yoğunlaşan Sümer, emekli maaşının ayın birinde alındığında, çoğu kişinin ayın 10’una bile ulaşamadığını belirtti.
Ekonomik krizden en çok etkilenen grupların asgari ücretliler ve emekliler olduğunu söyleyen Sümer, bu kesimlerin yaşadığı zorluklara vurgu yaptı.
Saray yönetiminin enflasyona karşı mücadele ettiğini iddia etmesine rağmen, gerçeklerin çok farklı olduğunu ifade ederek, emeklilerin maaşlarıyla sadece on gün geçinebildiklerine dikkat çekti.
Kira ödemek zorunda kalan birçok emeklinin bu durumdan dolayı zor bir süreç yaşadığını belirten Sümer, ilerleyen yaşlarına rağmen birçok emeklinin çalışmak zorunda kaldığını dile getirdi.
Ayrıca, ekonomik duruma dair eleştirilerini sürdüren Sümer, Ekonomi Bakanı Nureddin Nebati’nin Türk Lirası’nın daha fazla değer kaybetmeyeceğini öne sürdüğü günden bu yana paranın değer kaybetmeye devam ettiğini hatırlattı.
Doların 18.5 lirayı gördüğünü söyleyen Sümer, üretim bandından çıkan ürünlerin dolar üzerinden fiyatlandırıldığını ve bu sebepten dolayı sürekli zamlarla karşılaştıklarını belirtti.
Özellikle akaryakıt fiyatlarındaki artışın, maaşla geçinmeye çalışanların bütçelerini olumsuz etkilediğini ifade etti. Sümer, harcamaların her ay artarak sürdüğünü ve bu durumun vatandaşları zor bir duruma soktuğunu, alım gücünün giderek düştüğünü vurguladı.
Son olarak, vergi dilimlerinin etkisine dikkat çeken Sümer, hükümetin maaş iyileştirmeleri üzerine yaptığı açıklamaların gerçeği yansıtmadığını söyledi. Her çalışanın maaşından yapılan yüksek kesintilerin insanları zor durumda bıraktığını belirtti.
Vergi dilimi düzenlemelerinin bir an önce gözden geçirilmesi gerektiğini savunan Sümer, “Maaşlar zamlanmadan kesintiler başlıyor. Bu durum milyonlarca vatandaşımız için bir darbe anlamına geliyor.
Hükümet, kendi lüks yaşamından ödün vermeden, vatandaşın yükünü artırma yoluna gidiyor” şeklinde konuştu.