“Jeoçeşitlilik, Gelecek Nesillere Aktarılmalı”

TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası (JMO) Adana Şube Başkanı Dr. Mehmet Tatar, “Uluslararası Jeoçeşitlilik Günü” dolayısıyla gerçekleştirdiği açıklamada, Türkiye’nin zengin biyoçeşitliliğinin korunmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.

Özellikle jeolojik miras niteliğindeki alanların bilinçsizcesine yok edilmesinin önlenmesi gerektiğini ifade etti.

Jeoçeşitlilik konusunun önemine dikkat çekmek amacıyla her yıl 6 Ekim tarihi “Uluslararası Jeoçeşitlilik Günü” olarak kutlanıyor. Bu yılki kutlamaların temel hedeflerinden biri, jeolojik çevre ile canlılar arasındaki hayati bağın farkındalığını artırmak. Dr.

Tatar, bu günün, insanların jeoçeşitliliğe sahip bir dünyada yaşamanın faydalarını anlamalarını sağlamak için bir fırsat sunduğunu belirtti. Kutlama boyunca, doğanın sunduğu kaynakların sürdürülebilir şekilde kullanılmasının ve toprağın korunmasının önemine değinildi.

Dr. Tatar, jeoçeşitlilik gününün, dünya üzerindeki doğal kaynakların insanlık için ne denli kritik olduğunu anlatma amacını taşıdığını söyledi. Bu özel günde, besin zincirinin temel halkası olan toprak dahil, insanlığa sunulan zengin doğal kaynakların önemi üzerinde duruluyor.

Ayrıca, dünya mirası olan varlıkların ve jeositlerin korunması için jeoparkların oluşturulması ve bu konularda projelerin geliştirilmesi hedefleniyor.

Türkiye’nin, jeolojik yapısının sonucunda çok çeşitli doğal şekillere ve fosil buluntularına sahip olduğunu belirten Dr. Tatar, bu değerlerin yeterince tanınmadığını ve korunmadığını dile getirdi. “Zengin jeoçeşitliliğimize rağmen, bu durumu farkında değiliz ya da yeterince sahip çıkamıyoruz” dedi.

Toprağın korunmasına ilişkin Anayasa’da belirtilen düzenlemelere rağmen, günümüzde her yıl milyonlarca metreküp toprağın erozyonla kaybolduğuna dikkat çeken Dr.

Tatar, özellikle verimli tarım arazilerinin imara açılması, rant ve talan için kullanılması konularında kaygılarını paylaştı. Örneğin, Büyük Menderes, Küçük Menderes ve Çukurova gibi verimli tarım alanlarının bu tür uygulamalardan etkilendiğini açıkladı.

Bunun yanında, kimyasal gübrelerin yanlış kullanımı nedeniyle toprakların kirlenmesi ve tuzlanması gibi sorunlar da yaşanmakta.

Dr. Tatar, jeolojik varlıkların korunması için toplumun tüm kesimlerini harekete geçmeye davet etti. Kapadokya’nın, Türkiye’nin önemli jeolojik miras alanlarından biri olduğunu hatırlatan Tatar, buranın koruma altına alınması gerektiğine dikkat çekti.

UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan bu bölgenin, tanıtım ve jeoturizmin geliştirilmesi için önemli bir kaynak olduğunu ifade etti. Ancak, bu değerlerin imar rantı için yok edilmesini kabul edilemez bir durum olarak tanımladı.

Son olarak, Türkiye’nin biyoçeşitliliğinin korunarak gelecek nesillere aktarılması için yasal düzenlemelerin ivedilikle yapılması gerektiğinin altını çizen Dr. Tatar, TBMM başta olmak üzere ilgili kurumları bu konuda harekete geçmeye çağırdı.

Ayrıca, belediyeler ve toplumun tüm bileşenlerinin de bu sürece katkıda bulunmaları gerektiğini belirtti.

Yorum yapın