CHP Adana Milletvekili ve Türkiye Büyük Millet Meclisi KİT Komisyonu Üyesi Orhan Sümer, kış aylarının yaklaşmasıyla birlikte vatandaşların sıkıntılarına dikkat çekti. Son araştırmalar, özellikle faturalarını ödemekte zorlanan insanların durumunu ortaya koyarken, Sümer “Saray hariç herkes için kara kış kapıda” dedi.
Ekonomik krizin etkileri her geçen gün daha da belirginleşiyor. Orhan Sümer, “Saray iktidarının Türkiye’yi sürüklediği buhran, halkımızı derinden etkilemekte. Sürekli artan fiyatlar ve eriyen maaşlar nedeniyle insanlar ikinci ya da üçüncü işlerde çalışmak zorunda kalıyor.
Ancak bu çabalar bile durumu düzeltmeye yetmiyor. Milyonlarca hanenin faturalarını ödemekte zorlandığı artık herkesin malumu. Temel giderler arasında yer alan hane faturaları, ödenemeyecek hale geldi.
Özellikle düşük gelir grubundaki aileler ve emekliler, her gün posta kutularında fatura bulmaktan korkar hale geldi” şeklinde konuştu.
Isınma konusunda da endişeler artıyor. Sümer, “Dünya genelinde enerji krizi tartışılırken, iktidar mensupları bu durumun Türkiye’yi etkilemeyeceğini savunuyorlar. Ancak, elektrik ve doğalgaz fiyatlarının yükselmesiyle birlikte, Türkiye büyük bir krizin eşiğine gelmiş durumda.
Geçen kış, birçok aile evdeki tek bir peteği çalıştırarak ısınmaya çalışıyordu. Bu kış ise o tek peteği yakabilenler şanslı sayılacak. Vatandaşlar battaniye ve yorgan altında kalmaya zorlanıyor, bunun yanı sıra her yıl ‘gaz bulduk’ yalanları ile kandırılmaya çalışılıyor” dedi.
Gaz lambalarının yeniden gündeme gelmesi, durumun ciddiyetini gözler önüne seriyor. Sümer, “Anadolu’da geçmişte gaz lambaları yaygındı, ancak günümüzde fatura yükü nedeniyle çoğu insan elektrik kullanamamaya başladı.
Yüksek elektrik faturalarını ödemekte zorlanan vatandaşlar, geçmişe dönerek gaz lambası kullanmaya başlamak zorunda kaldı.
Türkiye’yi iflasın eşiğine getirenler, saraylarındaki lüks yaşamlarının farkında olamayabilir, fakat sıradan vatandaş, hayatta kalabilmek için yüz yıl önceki şartlara geri dönmek zorunda kalıyor” dedi.
Bu durum, toplumun geniş kesimlerinin kış ayları için endişe duymasına yol açarken, ekonominin durumu ve alınan önlemler üzerine tartışmaların da artacağı öngörülüyor.