Niğde-Ankara Otoyolu’ndaki Geçiş Garantisi Tartışmaları Sürüyor

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, yap-işlet-devret modeliyle inşa edilen ve ‘yolcu geçiş garantisi’ kapsamında hizmete açılan Ankara-Niğde otoyolu ile ilgili ciddi iddialarda bulundu.

Gürer, belirlenen taşıt sayısının altında kalınması sebebiyle ilgili firmaya yapılan ödemelerin şeffaf bir şekilde açıklanması amacıyla Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’na yazılı bir soru önergesi sundu.

Bakan Adil Karaismailoğlu ise, yanıtında tüm işlemlerin mevzuat çerçevesinde gerçekleştirildiğini belirterek, tartışmaya noktayı koymuş gibi görünse de, bu durum konunun daha fazla sorgulanmasına yol açtı.

Gürer, önergesinde, yıllık taşıt geçiş garantisinin ulaşılmaması durumunda, ilgili şirketin kayıplarının halkın bütçesinden karşılandığını hatırlattı.

Niğde-Ankara otoyolu için belirlenen geçiş garantileri arasında Ankara-Acıkuyu arası için 34.000, Acıkuyu-Alayhan arası için 23.000 ve Alayhan-Gölcük arası için 18.000 otomobil yer alıyor. Milletvekili, bu rakamların gerçeğe yansıyıp yansımadığını sorguladı.

“Yolun açılmasının ardından beklenen araç geçiş sayısına ulaşıldı mı? Şirketin uğradığı kayıplar ne kadardır? Yüksek geçiş ücretleri nedeniyle yol kullanımında bir düzenleme yapılacak mı?” gibi sorularla kamuoyunun dikkatini çekti.

Bakan Karaismailoğlu, sorulara belirli bir derinlikte yanıt veremedi. Sadece, projelerin mevzuata uygun şekilde yürütüldüğünü yineleyerek konuyu kapatmaya çalıştı. Ancak Gürer, bu durumun kamuoyunda büyük bir rahatsızlık yarattığını savundu.

Otoyolda hem yüksek ücretlerin hem de garanti edilen araç sayısının aşırı olması nedeniyle beklenen geçişlerin sağlanamadığını ifade etti.

Gürer, bunun sonucunda devletin uğradığı zararların ortaya konulmadığını ve Bakan’ın bu konuda herhangi bir açıklama yapmaktan kaçındığını öne sürdü.

Ömer Fethi Gürer, hükümetin bu projeleri övünerek sunduğunu ancak gerçekte bu yolların halkın sırtına ek yükler getirdiğini belirtti.

Artan nüfus ve araç sayısıyla birlikte ihtiyaca yönelik yolların yapılması gerektiğinin altını çizen Gürer, “Ancak bu kadar hesapsız bir şekilde kaynakların harcanması sadece mevcut iktidarın anlayışıyla mümkün oluyor.

Halkın zor şartlar altında yaşadığı bir dönemde, geçilmeyen yollara ve köprülere para ödemek, kaynağın israfıdır” dedi.

Gürer, bu projelerin yaratacağı zorlukların ileride daha da belirginleşeceğine dikkat çekerek, devletin geçilmeyen yollara para ödemesinin kabul edilemez olduğunu vurguladı.

Halkın vergileriyle yapılan yatırımların şeffaf bir şekilde yönetilmesi gerektiğini ifade eden Gürer, bu tür durumların önüne geçilmesi için daha dikkatli olunması gerektiğinin altını çizdi.

Bakanların ise bu konudaki verileri paylaşmaktan çekinmelerinin, yönetim anlayışındaki sorunları gözler önüne serdiğini belirtti.

Yorum yapın