CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, sağlık turizmi alanında yapılan yatırımlara ilişkin olarak Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’a soru önergesi sundu. Gürer, bu yılın ilk yarısında “sağlık ve tıbbi nedenlerle” ülkemizi ziyaret edenlerin sayısının 586.564 olduğunu öğrendi.
Kültür ve Turizm Bakanlığı, Gürer’in önergesine yanıt vererek sağlık turizminde hukuki düzenlemelerin durumu hakkında bilgi verdi.
Özellikle, sağlık turizmi için gelen yabancı ziyaretçilerin sayılarına dair veriler talep eden Gürer, “Sağlık turizmine yönelik hukuki düzenlemeler tamamlandı mı? Akreditasyon ve denetim altyapısı güçlendirildi mi?
Son üç yılda ülkemize tedavi için gelen kişi sayısı nedir?” gibi sorular yöneltti.
Bakan Ersoy, “Türkiye Turizm Stratejisi 2023” kapsamında hazırlanan Termal Turizm Master Planı doğrultusunda 4 alt bölgenin oluşturulduğunu ve bu bölgelerde Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgeleri ile Turizm Merkezleri belirlendiğini açıkladı.
Bu alanlar için onaylı 1/25.000 ölçekli Çevre Düzeni Planları hazırlandığına da dikkat çekti.
Bakan Ersoy, Türkiye’nin jeotermal potansiyeline dayanarak belirlenen 56 Termal Turizm Merkezi ve Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesinin varlığını duyurdu. Bu potansiyel alanların, detaylı bir analizle genel planlama yaklaşımı içinde belirlendiğini belirtti.
Son üç yılda sağlık turizmi amacıyla Türkiye’ye gelen ziyaretçi sayısına dair TÜİK verilerini açıklayan Bakan Ersoy, 2018 yılında 551.748, 2019 yılında 662.087 ve 2020 yılında ise 388.150 kişinin sağlık nedenleriyle Türkiye’yi tercih ettiğini aktardı.
2020 yılında pandeminin etkisiyle anket çalışması yapılamadığı için yalnızca yılın ilk, üçüncü ve dördüncü çeyreklerine ait verilerin elde edilebildiği belirtildi.
2021 yılında ise sağlık ve tıbbi nedenlerle gelen ziyaretçi sayısının 642.444, 2022’nin ise ilk altı ayında 586.754 olarak gerçekleştiği ifade edildi.
CHP Milletvekili Gürer, ülkemizde turizmin çeşitlendirilmesi gerektiğine vurgu yaptı. Deniz turizmine ek olarak kültür ve sağlık turizminin de gelişmesi gerektiğini savundu.
Termal su kaynaklarının bulunduğu kaplıca alanlarına daha fazla ilgi gösterilmesi gerektiğini dile getiren Gürer, bu sayede turizm alanlarının zenginleştirileceğini ve ülkenin her bölgesinin çekim merkezi haline geleceğini ifade etti.
Bu kapsamda, turizmin çeşitlendirilmesi ile Türkiye’nin doğal ve kültürel zenginliklerinin daha fazla ön plana çıkarılabileceği görüşünde birleşti.